Kayıtlar

#ersinkurt etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kadir Kıymet

Resim
Ölmeden önce, Ne şiirlerim okunur Ne bana şair denir Ama bir ölmeyegöreyim Kim bilir, Belki Orhan Veli gibi Heykelim bile dikilir.                                      

Bay Değişik

Resim
Haberiniz yok sizin Çocukluğum kayıp bir gezegen Canı sıkılınca aranır gezginler. Bazen hatırlar gibi olurum yalnız Bir dünya vardı gövdesi küçük Ve insanlar vardı, tertemiz Avutulanlar bilmezler Herkes imzasıdır babasının sikinin Ve ayağımıza taş değse suçlu annemiz Küçüktüm Bir bahçe vardı oynardık gülüş cümbüş Sonra kederi vardı akşamların uçsuz bucaksız Böyle telaşlarda yittim ben işte Tarifsiz adamlar aldı aklımı Acıktım Borç yaptım bakkala Pazarda kaybettim kendimi Çıkmazlarda buldum Buluş o buluş... Bitkinliğime rağmen Yine de arada şarkı söylerim neşeliyken Param olunca pavyona giderim Ruhu duymaz kimsenin Davet gerekmez masama kadınlar gelir Kadınlar, yapış yapış. Aşka inanmam Ve şansım yoktur hiç varsa şayet öyle bir şey Puşta inanırım ama düşünmeksizin Ve sürekli kazanmaksızın kaybederim İsyan teğet geçer fıtratımı Üzülmem beyhude, bilirim Çünkü kaybetmekten ibarettir kaderim. Hiç değişmez mi insan? Ne zaman koşullar sıralandı önü...

Yanılgı

Resim
Bu aşk; Bana sonsuzmuş gibi geliyordu Yanılmışım, Sensizmiş.

Kadınlar Gördüm

Resim
Kadınlar gördüm Bir önceki günden farksız akşamüstleri, Baştan aşağı yalanlarla yamanmış şehirlerde. Günü geçiştirme, an'ı kurtarma dertleri, Sanki nakışla işlenmiş yüzlerine Kadınlar gördüm Yağmurların bile kirini arıtmadığı kaldırımlarda Hiç tanımadıkları adamlar karşılarında Hepsi birbirinden çaresiz biçimde Hepsinin ismi ortak, Sözüm ona fahişe Ekmek parası mı? İlk aşk kazığı mı? Adına ne dersen de Kadınlar gördüm işte Yağmurun rahmet olarak yağmadığı caddelerde Kadınlar gördüm İş çıkışı mesai yorgunluğu hâlâ omuzlarında Dillerindeki kifayetsiz kelimeler Kalplerindeki tarifi imkansız hisler Birikmiş gözlerinde Kadınlar gördüm, Bakışları ifadesizce Kadınlar gördüm Uzun yolculuklarda tarla işlerinde Ne dudaklarına sürmedikleri ruj Ne hiç giymedikleri kürk umurlarında Kadınlar gördüm Samimi, sıcak, içten Elleri nasır tutmuş çapa yapmaktan Kadınlar gördüm Hepsinde ayrı bir ses Tende adeta ılık nefes Kadınlar gördüm güzel ülkemde Hepsi birb...

Sanrı

Resim
Ben, beni öpüşlerinin bile Bir değeri olduğunu düşünmüştüm Aldanmışım... Hayali bir düzmeceymiş gördüğüm Ben aşk sanmışım.

Gidelim Aysun Hanım

Resim
Uyandık Aysun Hanım Sahipsiz kapıların Özgürlüğe açılması gibi aralandı gözlerimiz Apaydın her yer Gökyüzü bizi uyutunca Geceliğini çıkarmış üzerinden Ve böylece tekrardan gücün büyüsüne kapılıyoruz Günahsız, yaş bir ağaçmışçasına alev alıyoruz İnsan içine girince. Pusatsız tütünsüz ve mutsuz Göz göre göre yanıyoruz Aysun Hanım. Buralarda kahrolmaktansa Gidelim Aysun Hanım Ayaklarımızın, Aklımızın, Kalbimizin götürdüğü yerlere gidelim Kuş ölülerini doldurup ceplerimize; Kaçıp kurtulalım bu itiş kakıştan. Hüzünlü ve huzurlu da yaşanılabilir Aysun Hanım Kendimiz ve kelebekler için ağlayalım en çok Ve ağlayalım uzun uzun Dünya için Dünya: Yazık ki bizim yüzümüzden kocaman bir enkaz Telaş etmeyin Aysun Hanım Aramamıza gerek yok Nasılsa huzur kendiliğinden gelir bulur bizi Siz de fark ettiniz mi Aysun Hanım? Az ağlamamız gereken şeyler ne kadar da az. Yola koyulmadan önce bilmelisiniz İlkyaz bitmedikçe ben düzelmem Aysun Hanım Ayrıca söylemiş miydim En çok...

Olay Yeri Girilmez

Resim
Basitleştirilmiş kişiler atlasında Herhangi bir kişi bile değilken, İki memur, Devlete dayalı sırtlarıyla Kudurabilme ihtimalime karşı Karantinaya aldılar beni. Neyi düşüneceğimi bilmeden Günlerce kör karanlıklar içinde kaldım Sonra, tahsilli insanların Canlarının istediği zaman salıverildim Çöpmüşüm gibi bakışlarıyla aşağıladı hasta bakıcılar Utancımdan ölüyorum sandım. Nice akılsızın havladığı Meydanlarda dolaşırken Derin derin düşündüm Yoksulların neden ağladığını Delirme ihtimalimin belirdiği Şüphesiyle alıkonuldum Aklımın ücrasındaki yılkı atlarına Kement attılar Özgürlüğüm o gün alındı ellerimden Adım başı dayak yedim Çok geldiler üzerime Vurdular, kırdılar, daralttılar. Kendimi aklamak için Suçlamak yerine devleti Geçmişimi süngerledim, bir güzel. Düşüneceğim ne varsa unuttum Kuruttum öfke ormanımın ağaçlarını Bildiğim hâlde sustum Adını anmadım en yaman hırsızların Öldüresiye haksızlığa uğrarken bile Üniformalılara hiç bağırmadım Bir kez ...

Farzımuhal

Resim
Düşünsene, farzımuhal festivaldeyiz Her şey rengârenk Her şeyde bir ahenk Ben, ödenmemiş elektrik faturamı Sen akşam yapacağın yemeği düşünmüyorsun Renk cümbüşüne dalmışız Sen mest oluyorsun Her şeyi unutmuşuz işte farzımuhal Sen, o adamla hiç evlenmemişsin Benim Nurten'den üç çocuğum olmamış Yine özlemişsin ama sen beni Tıpkı eski günlerdeki gibi Kolların, boynumu sıkı sıkı sarmış Ne hoş ki rüyamız hiç bitmemiş Farzımuhal bizi kimseler uyandırmamış Ve hayal bu ya Farzımuhal hiç doğmamışız Offf! Desene yaşamışız.

Ne Zararı Var?

Resim
Tevekkülün çok sonrası Sabrın tükenişinin az öncesi durumlardayım Çok istedim seni unutmayı Aklımdan çıkarıp atmayı Aynı şehirden Aynı gökyüzüne bakmamayı da Yüzlerce kez denedim Olmadığı gibi, Sana daha fazla bağlandım Ama olsun ziyanı yok Neticede sevdiğimsin Şimdi de özlemim oluver Ne zararı var?

Adı Deniz

Resim
Beni korkuyla denemeyin, Beni yoklukla denemeyin, Beni yoksullukla, Beni yolsuzlukla, Hele zorlukla hiç... Bana ayrımcılık demeyin ulan! Bütün bölücülerin gözü önünde Kürt sevgilimi alnından öperim Ve bir insan tek hamlemle n amusum olur Başka kapsamlara taşınır uzlaşmalar Neye uğradığını şaşırır alfabe Türkçe'ye giden bütün yollarım tozutur. Bize durulmaktan söz etmeyin Savrulmaktan bahsetmeyin, yaşamadınız! Sardunyalarımız hep soğuk kavruğu Bize ezilen deyin, Bize üzülen deyin, Bize mahpus... Hepimiz adına öldü bazı yiğitler. Göğe değen boyu ile 72 Mayıs'ında Darağacında sallanan gencecik bir filizdi Deniz Adı Deniz, ardı azgın okyanus.  

Güzelce

Resim
Sevdim ben seni Ekmeğini yedim Suyunu içtim Misafirin oldum günlerce Kötü ayrılmayalım şimdi ''Güzel güzel'' git benden Kendin gibi, kalbin gibi, Güzelce...

Bir Cuma Günü

Resim
Jilet, Zıpkın gibi bir geminin Evladı olmalı Ustasıymış işinin Hiç canımı yakmadı Bileklerimi doğrarken Yoğun su altında Aldım ölüm kararımı Sulu boya paletindeki Sulandırılmış kırmızıya Döndü kanım Yaşamım Ayaklarımın altından Akıp gitti banyo giderine Tıkandı rögarlar İnce düşüncelerimden İnsanlara vermiş olduğum Son rahatsızlıktır bu, Özür dilemiyorum Hiç kimseden Durup dururken Kimin aklına gelir ki Yıkanırken ölmek? Gerçi paltosunun önü Hep yanlış ilikli, Yarım akıllı Ve aldanmaya ezelden gönüllü Bir adamın Normal olamazdı ölümü Kaskatı bulmuşlar cesedimi, Ölmüşüm Kınadılar ve apar topar Gömdüler bir cuma günü.

Ansızın

Resim
Adam dehşet saçan gözlerle bakıyordu etrafa Adamda asil bir avcı duruşu Adam; kararlı Kadının dudağının tam kenarında Akşamdan kalma bir gülümseme Kadın; güzel Kadın; alımlı Derken karşılaştılar ansızın Birden karşılaştı bu iki yabancı Adam, artık kararlılığıyla alımlıydı Kadınsa; alımlılığında kararlı.

Bugün Git Yarın Gel

Resim
Ömrü hayatımda ilk defa mutluluğu yakalamışken, İlk defa böylesine sevmişken birisini Var git güvensizlik Var git ümitsizlik başımdan Şimdi, şu an olmaz hüzün Şimdi zamanı değil vesvesenin gönlüm Şu an bari rahat bırak beni tasa Geleceksen başka gün, başka zaman uğra Ama şimdi değil... Hatta kalacakmışsın yine temelli kal Fakat şimdi olmaz Gözünü seveyim bugün git, yarın gel.

Sana Aşığım

Resim
Gün s ı radan ba ş l ı yor Öfkeden köpürüyor deniz Güne ş mesaisinde Buraya kadar her ş ey normal, Buna al ışığı m. An geliyor, Kelebekler unutuyorlar ölümü Ba şı mda sarho ş bir gökyüzü Yüzün k ı blem oluyor Bu boyutta her ş ey anormal, Sana a şığı m.

Kül

Resim
Benim, Hep benim, Tek benim Her kötü sonun sorumlusu. Gün sunumu günahlarımın cezasıdır Haylaz sırtımın arsız kamburu Her sürüncemede Bütün zamanlar bağ bozumunu gösterir bana Birini sevince yeniden şekillenecek gibi olur evren Kalıpları ancak sevgi bozar, inanırım Tuhaftır, herkes şaşırır iyimser çabama Aklımın dişlileri hafiften sıyırınca mili Ve bocalayınca ellerim Tekrar kapına geldim, Sana sarıldım yalnızca Benzersiz kadınlar doğurdu ağlamaların Kibarca okşadım hepsinin masumiyetlerini Öptüm, sarıldım, kokladım, Kibarca. Bre kıymet bilmezim! Güzel insandım ben Bakmayı bir nevi, Görmeyi ise hiç beceremedin. Elinin değdiği bütün güzellikler şimdi kül İnsanız, Nasılsa yarın yükünü atarsın omuzlarından Tasalanma, haydi gül!

Ömrümün Ölünecek Çağları

Resim
Çok oldu yörüngelerimin düzleminden sapalı Vapurları kaçtır kaçırdım işim karşıdayken Az olsa da inancım mahyaları sevdim ama İsterim ki sırf bu yüzden günahlarımı bağışlasın Tanrı Burnumun ucunu göremezken Gördüm, Kapanan köy yolları dinsiz ulağıymış esaretin Hürriyeti neresinde yakaladıysam yakaladım ömrümün Anladım, Baharın müjdecisiymiş toprağı yaran papatyanın sarısı Eskimiş bir sedirin özeti gibidir yüreğim Derinleri kıymetlidir fakat Güneşi gibidir kışın Eş değerdir yıllanmış bir şarapla Ve arabı gibidir en mutlu fotoğrafların Yüreğim eskimiş bir sedirin özeti gibidir Acıyacaksanız ona acıyın. Bir avuç mutluluğa açken bıçkın gençliğim Yolumda serviler boyunca uzadı sıkıntılar Gücüm tükense de Küflü bir Dünya'yı parlatmaya çabaladım ama Toy boynum boy aynalarında çırılçıplak göründü Sığlarında çırpındım kirli suların Yaşım, başıma bela Sağlam şairlerin şiirken öldükleri çağdayım.

Yapboz

Resim
Farz et akıl tutulmasıydı yaşadığımız Sevişmelerimiz, öpüşmelerimiz El ele gezişlerimiz hep yalan Farz et ki bir parçası eksik yapbozduk biz seninle Tamamlanmaya çok yaklaşmışken Asla bir bütün olamayan.

Nereye Gidiyorum Bilinmez

Resim
Ürkek ayaklarımda Geçmiş zamanlara ait bir yol yorgunluğu Nereye gidiyorum bilinmez Ensemde yakıcı güneş Aklımda sen Aklımda aşk Kalbimde derin bir sızı Ruhumda telaş Gözlerim nemli Gözlerim ıslak Gözlerimden süzülmekte istem dışı akan iki damla yaş Gel, bu meçhul yolculuğa bir son ver artık Gel çünkü gerçekten yakışmıyor Bu kadar dirayetli bir bedene Böylesi akılsız bir baş.

Düşüncede Kaldı

Resim
Şarabî bir nisan dökülüyordu takvimlerden Zaman, bizi aşkla oyalamaktan vazgeçiyordu Bir gidişin vardı ki; Yağmalanan şehirlerden kaçan insanlar gibiydin Koşuyordun... Son kez baktım itaatkâr sırtına Taştan bir heykel gibi kaskatı kesildim Ayak bileklerimden boğazıma kadar kesildim Hanidir yerinde duran kalbim yerini yadırgadı, Sızladı! Sızısı, tekrar varlığını hatırlattı O an zamanı durdurmak düşüncesi geçti aklımdan Eylemsizleştim, Düşüncem, düşüncede kaldı.