Bu blogdaki popüler yayınlar
Aralık
Mutluluk yoksunu evimde bir pazar sabahı; Tül aralık, Perde aralık Odamda dağınıklık almış yürümüş Bir ben eksiğim odada Odam hâlinden şikâyetçi, odam hâlinden yakınmakta Odam dağınık Bir yalnızlık dolaşmakta koridorda Her hâlini görüp gözetlemekteyim aralanmış kapıdan, Kapım aralık Noel baba erken atmakta baca deliğinden Bu seneki hüznümü Ve bu hüzün ötekilere hiç benzememekte Aslında kapıdan da verebilirdi hediyemi Çünkü, kapı aralık Bir yalnızlık ki bu seferki yalnızlık Diğerlerine hiç benzememekte Hiç gidesi de yok bu sefer Demir attı odamın tam ortasına Ve güz de erken bitti sanki bu yıl Önümüz kış mevsimi, önümüz aralık Bu yıl, yıllardan hangi yıl Bu kış mevsimi gördüğüm kaçıncı kış Ya aralık kaçıncı aralık? Aklım hep sende, aklım senin oralı bugünlerde Kalbim aralık Bıktım, usandım bu dağınıklıktan Gelsen de yine toparlasan beni diyorum Gelsen de bitse bu dağınıklık Bir son bulsa bu rezillik Zaten gelirsin diye kapı aralık hep Cam aralık Hadi gel top...
İnanınız
Gün karanlığa döndü yüzünü Güneş göç eyledi uzaklara Elleriyle lambalarını yaktı kent Geceyi, leziz bir çay gibi Tavında demledi Tanrı Beş parasızız yine Damaklarımızda yoksulluğun Buruk ve acı tadı Güneş doğunca Çöl kıraçlığından utandı Göğsüne gülün yaprakları düştüğünde. Gül, görkemiyle Kızgın kumları kızıla boyadı İnanınız lütfen! Tatlı bir söz, güzel bir gülüş ve iyi niyet Bir gün, Bütünüyle değiştirecek dünyayı.
