Kayıtlar

#whatpadd etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bir Cuma Günü

Resim
Jilet, Zıpkın gibi bir geminin Evladı olmalı Ustasıymış işinin Hiç canımı yakmadı Bileklerimi doğrarken Yoğun su altında Aldım ölüm kararımı Sulu boya paletindeki Sulandırılmış kırmızıya Döndü kanım Yaşamım Ayaklarımın altından Akıp gitti banyo giderine Tıkandı rögarlar İnce düşüncelerimden İnsanlara vermiş olduğum Son rahatsızlıktır bu, Özür dilemiyorum Hiç kimseden Durup dururken Kimin aklına gelir ki Yıkanırken ölmek? Gerçi paltosunun önü Hep yanlış ilikli, Yarım akıllı Ve aldanmaya ezelden gönüllü Bir adamın Normal olamazdı ölümü Kaskatı bulmuşlar cesedimi, Ölmüşüm Kınadılar ve apar topar Gömdüler bir cuma günü.

Frida Kahlo

Resim
Fevkalade sanatına ayrıca değinirim Güzeldi çirkindi onu da tartışırız Ben, şu an sadece iki metreden uzun Boynunu konuşmak istiyorum Doğallığına hayran olduğum Frida Kahlo'nun. Sevdiceğim, Kaşları basit kuş figürü Çocukluğumun.

Uzağa Özlem

Resim
Uyanır uyanmaz, birden esince aklımıza Dumanı üstünde tüten bir simidi bölüşmek Veya ukala bir sokak kedisini Kucağımıza alıp sevme dürtüsü, Bir sevinci paylaşma arzusu Uzaklık, bükebilir belimizi. Ama sıklıkla birlikte yapamıyor olsak da bunları Varlığın tenime her dokunuşunda Bilirim ki; mutsuzluk hep ihtimal dışı. Ama olur a bazen İstenç dışı, elimde olmadan Benim de herkes gibi yok yere mutsuz olacağım gelir O vakit, bir kış güneşi girer pencerenden Sıcaklığı ısıtır içimi, solgun yüzüm aydınlanır Yine, çok uzakta da olsan geçersin hayalimden Efkârlısındır, için kararmıştır, Bir akşamüstü Ankara'dan Batı'ya doğru bakarsın Ben senin için ''Eski'' bir şehirden geç batırırım güneşi An gelir, hastalanır, yorgan döşek yatarsın Burada, benim bedenimi kavurur vücudunun ateşi Sonra bir ıhlamur kaynatır içerim, rahatlarsın Her fırsatta birlikte olmamıza rağmen Korkunç derecede can yaksa da, zor olsa da ayrılık Bilirim ki; sen, bizim için...

turnuSOL

Resim
Çabuk evrildik Çoğu şarkılaştı şiirlerin Bakışlar uzak artık samimiyetten, Başkalaştı Davetsiz süzüldü bahçemize zaman İp atladı çocukluğumuzla, seksek oynadı Yapraklar sarardığında acı sonu hatırlattı sararmak Yaşama umudumuz sönmesin diye kar yağdırdı Tanrı Yaşamdaki her şey değişik şekiller aldı Değişik şekiller verdik Yüne, kumaşa, taşa-toprağa ve hatta demire ve çeliğe Devrimsel bir başkaldırı değişim Bulaşıcı bir hastalık, aldı esaretine İyiler kötülüğe bulaştı, Kötüler iyiliğe... Şimdi kocaman bir turnusol kâğıdı dünya Acıyla yoğrulduğumuzda kırmızıya Hazla temasımızda maviye dönüşüyoruz, hızla Biteviye hiç sıkılmadan koşar adım yürüyoruz adice, adiliğe.