Kayıtlar

#ersin kurt ekşi sözlük etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Marifet

Resim
Tek yanlışınla, Bütün doğrularını unutturdun bana.

Aralık

Resim
Mutluluk yoksunu evimde bir pazar sabahı; Tül aralık, Perde aralık Odamda dağınıklık almış yürümüş Bir ben eksiğim odada Odam hâlinden şikâyetçi, odam hâlinden yakınmakta Odam dağınık Bir yalnızlık dolaşmakta koridorda Her hâlini görüp gözetlemekteyim aralanmış kapıdan, Kapım aralık Noel baba erken atmakta baca deliğinden Bu seneki hüznümü Ve bu hüzün ötekilere hiç benzememekte Aslında kapıdan da verebilirdi hediyemi Çünkü, kapı aralık Bir yalnızlık ki bu seferki yalnızlık Diğerlerine hiç benzememekte Hiç gidesi de yok bu sefer Demir attı odamın tam ortasına Ve güz de erken bitti sanki bu yıl Önümüz kış mevsimi, önümüz aralık Bu yıl, yıllardan hangi yıl Bu kış mevsimi gördüğüm kaçıncı kış Ya aralık kaçıncı aralık? Aklım hep sende, aklım senin oralı bugünlerde Kalbim aralık Bıktım, usandım bu dağınıklıktan Gelsen de yine toparlasan beni diyorum Gelsen de bitse bu dağınıklık Bir son bulsa bu rezillik Zaten gelirsin diye kapı aralık hep Cam aralık Hadi gel top...

Bozuk Düzen

Resim
Kan bürüdü gözlerini, Karanlığından faydalanarak gecenin Kökü tarih öncesine uzanan ağaçları kestiler Etnik kökenlerine inerek böldüler insanları Barikatlar ördüler önüne sevmenin Boğdu mazlumları debisi yüksek nehirler On yerinden bıçaklandı mücadele Bıçak tuttu, Yıllarca kalem tutan kahpe eller Bozuldu düzen Bitti adalet Analar ağlar, oğullar ağlar, Soysuzlarsa durmadan güler.

Dönmeyen Devran

Resim
İmrenmeyin Yaldızlıdır yalnızlığım Ne sandınız! Sızlanmak acizlere yaraşır. Neler yaratır Yaradan Hikmetinden sual olunmaz Kul ağlanmaz! Kula, kulluk yakışır Orta Çağ’da kitabeler yazıldı okunmasa da Yeni Çağ’da tümüyle aydınlandı yerküre İnanmam, safsatadır söylenenler Olur muymuş öyle şey Yakın Çağ’da hiç insan mı yakılır? Ne yana bilmem ama eğimlidir şiirler Şairler sıklıkla meyillidir acıya Ve dünyayı bir uzaylı kurtarabilir ancak Yol verin kök salmaktan bunalabilir herkes Belli ki gitmek istiyor adamcağız Acıyın, insaf edin hancıya Akıl durunca  Din bir ırmak misali akar ince ince İnsanlar değil miydi vaktiyle putları da kıranlar? Demek ki sabredince oluyormuş Zamanla doğru yolu buluyormuş düşünce Düşününce haksızlığı gücüme gidiyor yaşamak Tutsaklığıysa düşünmek bile istemiyorum Yaşlanmak istiyor delirircesine hücrelerim Ne güzel oluyor yaşıyorken ölüme susamak Ne zaman ümidimi kaybetsem  Kucaklıyor içimi yüzü ışıldayan güneş Işığını görür görmez Umut dostça doğuveriyor ...

Seyreyle

Resim
Anlamışsındır artık  Ayrılığın ikimize de faydası yok  Gel,  Sen yalnızca bir sev önce  Sonra göz nasıl parlarmış  Kalp nasıl çarpar? ..  Otur, seyreyle.

Denden

Resim
Sanırsın ki bu aralar İpini kopartmış yırtık uçurtma gönlüm Ama gideceği rota belli Mecburi istikametim sürekli sen Sana yüreğimden damıtılmış Ne aşk cümleleri kuruyorum bir bilsen Ama yine de en anlamlısı;  En içteni;  En sadesi;  ''Seni seviyorum'' cümlesi Denden  Denden Denden. 

Son İstek

Resim
Türlü kederlerden geçtiğimi düşünürdüm önceleri Düşünmek şöyle dursun Geçmiştim de aslında Tatmıştım üzüntülerin en haşmetlisini Yaşamıştım yani, Yaşamıştım vakti zamanında Acınılası acılarım da oldu benim Zaman zaman ortalığı inleten şen kahkahalarım da... Çoğunlukla imrenilecek sevdalarım da oldu Çoğunlukta yalnız Çoğunlukta ıssız Çoğunlukta bir başıma kalmalarım da... Ben böylesine fersah fersah yaşamışken ızdırapları Şimdi koşar adım kaçarken Acıdan, dertten, kederden Nerden çıktı şimdi bu sevda işi? Seni sevmek nerden?.. Elimde, çoktan pimi çekilmiş bir el bombası Senden son isteğim, beni bırakma Beni bırakma kahrolası bir gece yarısı Ve görmesin bu gözler Muaf olsun bu beden Seninle benim aramda yaşanmasın hiç, Ölümden de beter O ayrılık acısı.

Begonvil

Resim
Düz yaşıyorum. Hep zoru gördüğümden olsa gerek Karmaşalar boğuyor beni. Aklıma eseni yap(a)mamak,  Her sabah Aysun'a uyanmak Hele bir de gece olunca  Yıldızlardan taç yapmak saçlarına, Ne basit, ne de güzel! Çalışıyorum, Dağları aşıyorum Hedefim belli ise Amacım yoksa şayet Vahşi bir bitki gibi büyüyorum yatağımda. Benimkisi, oldurmak için asla olmayacakları Mütemadiyen bir hayali büyütmek... Ve sonunda küfretmek kadere,  Çaresizce küfretmek... Savaşıyorum, Begonvil boy verince bahçemde Zoraki sahteliklerle süslüyorum gülüşlerimi Bunu herkesler bilir. Bağırsam duyulmaz sesim Ağlasam akmaz gözlerimden tek damla yaş Bu, ne bitmez bir çiledir!

İzahat

Resim
Ayrılık gerçeği düşünce usa Hâlden anlamaz bir gergeftir yatak Yalnızlık denilen kavram bir ayağı kırık masa Yahut ağır bir hasta, yatalak Aşk ışıltılar saçan bir opal taşı Veda, sözsüz bir gerilim Çaresizliğin sembolüdür iki damla gözyaşı Terk eden her gidiş, acımasız bir devinim Kavuşmak coşkusu eşsiz sevinçler doğurur Hasretlik üzüntüye yol açar her defasında Sevgi, biraz da önseziyle yoğrulur Ebedî mutlulukların ilk safhasında Ayrı düşünülemez sevgi, hasretlik ve kavuşmak Bunlar aşıkların silah, mermi ve süngüsüdür Hepsi bir bütündür; çaresizlik, veda ve aşk Yalnızlıkla ayrılık ise zalim bir ömür törpüsüdür. 

Güzellik

Resim
Güzellik, yazlık bir sinemada gölge oyunu Güzellik kışın soğuk bir gününde Bardaktan içilen sıcak çayın son yudumu Sahil kasabasında köpüklü bir bira güzellik Bazen beklediğin otobüsün tam saatinde gelmesi Beklenenin, davete icabet etmesi Çalışanın çalışma saatlerine riayeti Bazen de güzellik Çirkin bir adamın en çirkin hâli Bazen kötü bir kadının iyi niyeti Aslında güzelliğin tam anlamıyla tanımı yok En nihayetinde, güzellik olgusu göreceli Ya senin güzelliğin? Ya senin güzelliğin kadınım? Senin güzelliğin anlatılır gibi değil Senin güzelliğin, görülesi.

1 Mayıs

Resim
Alın terlerinin ufak bir kolu Şehirleri yutan sel Emperyalist kahpe faklarını Bozan el işçinindir Sarayların süslü avizelerinden Çok daha iyi aydınlatır Madenci baretlerinin feneri Yoldaşlar sonsuzluğa uğurlanır tersanelerden Şerefli tenimizde tertemiz bin kir 1 Mayıs, 1 Mayıs, 1 Mayıs, İşçiyiz 1 Mayıs, 1 Mayıs, 1 Mayıs, İşçiyiz Sermayemiz Yakamıza yapışıp yazgıya sığmayan Açlık ve muhtaçlık Ve gündelikçilik sömürülmek pahasına Ve kundakta bebek Ve felaket tellalı senarist hükümet Ve cehennem sıcağına meydan okuyan fırınlar Ve göstermelik kısacık paydoslar Şık eşkıyaların modern kölesiyiz 1 Mayıs, 1 Mayıs, 1 Mayıs, Haklıyız 1 Mayıs, 1 Mayıs, 1 Mayıs, Haklıyız Her mecrada çalışırken Hangi önlem var ki bizi sarsın Uyku haram, Dinlenmek yok, Ölmek kader, Yazgımızı yazan kalem utansın. Canlarım, dostlarım, kardeşlerim, Sakın ola ki vazgeçmeyin davanızdan Hiç kimse dönmesin yolundan, Bizler, azalsak da çoğalacağız. 1 Mayıs, 1 Mayıs, 1 Mayıs, Kazanacağı...

Aramızda

Resim
Hiç olmayacak yerlerde, Alakasız zamanlarda Aklıma düştüğünü Düşlerimin en korkunç anlarında Beni kurtarıp Uykularımı böldüğünü Bazen şaşkınlıkla Sanki yanımdaymışsın gibi Ağız dolusu güldüğümü Kimselere söyleme sakın Aklımı yitirdiğimi  Zannederler sonra Bu anlattıklarım, Aramızda.

Sahiden

Resim
Yalandan hazzetmem Sahteden hoşlanmam bilirsin Aysun Olacaksa eğer, sahiden olsun Aşk da, meşk de, ayrılık da sahiden Mutluluk, acı çekmek sahiden Gideceksen eğer günün birinde Yokluğun mecnun etsin Yok kalacaksan şayet Varlığın yaksın, kavursun Sonum olacaksa da bu sevda Sonum, senden olsun İlla ölecekse seven Sahiden ölsün.

Anlatılır Gibi Değil

Resim
Sonunda anladım İnsan ta kendisi şeytanın Karmaşık bir sürecin yamacındayken Nefsim kulaklarıma öfke fısıldıyor Sorgusuz aklım karışıyor birden Elimde olmaksızın. Ve peşinen sorguluyorum korkularımı Hangi dağın etekleri daha barışçıl, Hangi ova anlar beni, En tarafsız olanı hangi deniz, Hepimiz, ne kadar insanız ki biz? Kendi adıma konuşmam gerekirse Tereddütsüz içim yanmalı bir masumun ölümüne Dürüstlüğe şapka çıkarmalıyım Emeğin önünde saygıyla eğilmeliyim Öğretmeliyim herkese ayrımcılık ne denli acımasız Sevmeliyim kuşu, ağacı, taşı, toprağı ve insanı Kucaklamalıyım herkesi gönlümce  Her şeyin ötesinde ve çıkarsız.

Yenilgi

Resim
İnsan dermanını nerde olsa tanır Kuramsal bir derdin pençesindeyken  Gözlerin tamamlıyor gizlerime çizdiğim  Tablonun eksiğini Ama hayata tutunmanı  Elinden tuttuğun kişi sağlamıyor Bir yanlışa ancak böyle gidilir Hataların hep kusuru olacaklar geleceğinin Sarsılabilirsin, Sıkı tutun hayatına değiniyorum Sallanmak için berbat bir evin beşiğine doğmuşsun Kötü kaderin hep kederin olacak belli ki Benim penceremden görünen; Ailen anonim bir çekirdeği toplumun Annen sende kendini görünce sevememiş seni Kardeşin senden çok küçük O yüzden asla sevmedin onu Babansa sana hiç sarılmıyor Ve saçların dışında her şey kötülüğe uzuyor,  Delirmek için daha neyi bekliyorsun? Gölgenden kaçtığın yerlerde keşke kendine rastlasaydın Şimdi nereye gitsen kusacak seni ortamlar Denizin ortasındaki ada feneri gibi parlayacaksın, Kurtuluşun yok! Ah! Öğrenmeliydin işte zamanında  Birazcık siyaseti ve reddetmeyi bazen Fakat artık çok geç! Şimdi her davete icabette sıkıntıdan boğulacaksın. B...