Kayıtlar

Beni Ölüme Doğru Bir Adrese Sevk Et

Resim
Beni terk ettiğin pastaneden gelip alır mısın? Tüm eski eşyaların gibi, Gün gelir Lüzumu olan bir yerde değerlendirirsin belki kalbimi Sen olmayınca asileşiyorum Uslanmayınca da devlet büyükleri Dert tarlasında acıya koşuyorlar Ciğeri beş para etmez adamlar  Ha bire arkamdan konuşuyorlar Elim işliyor, kimseye muhtaç değilim Ve uysalım da...  Ama ne zaman uygarca iki kelâm etsem Ha babam karakoldayım Kiramı aksatmadım hiç Bakkala borcum yok Vergimi ödüyorum Aksini söyleyemez kimseler Kime sorarsan sor doğru yoldayım. Beni ilk öptüğün yerde gelip vurur musun? Sen yokken yönümü şaşırdım Bulamıyorum evim nerde Kaybettim eski neşemi artık yok Bilmiyorum nereye gitti o güzelim deniz İçimi kıpırdatan masmavi gök? Bunu en iyi sen yaparsın Beni ölüme doğru bir adrese sevk et Şartlandım ölümcül bir düşüş için, Keseceğim ama bilmiyorum hangi daldayım.                                       ...

Yorumsuz

Resim
Kalantor sofralarında afiyetle yeniyor hak Halk her gün eziliyor baskı altında Emek sömürülüyor yüzyıllardır, normalmiş gibi Sokakları temizlerken bir temizlikçi Soğuktan titriyorken elleri Kısık sesle de olsa dökülüyor Dudaklarından cümleler: -Tükürülecek yüzlerce yüz varken -Yerlere tükürmek neden?

Evler

Resim
  Evler var Dışları renk renk İçlerini bilmem       Kimseciklere gitmişliğim yoktur       Evler var Seziyorum Koridorlarına mavi hapsolmuş Odalarında; Nem intizar keder Evler var, yakılası evler       Umut kalmayınca yaşamak zordur.                            

Matruşka

Resim
  En az bulut kadar güzel bir kadın, Bir gece yarısı tenha bir duraktan aldı beni, Bilinmeze doğru götürdü Bir başkası yol kenarında buldu leşimi, Bütün yaralarımı sardı, sarmaladı Geçmişin tüm izlerini süpürdü Çok zaman sonra birisi bütün yaşanmışlıklarımı unutturdu Çoğu kez mutlu bile etti hatta Diğeri artık yapmam dediklerimi yaptırdı Dahası var, hayal bile kurdurdu Sonra, hayli zaman sonra, soğuk bir kış akşamında Bambaşka bir kadınla tanıştık Uluorta öpüştük... Kimselere benzemiyordu O da apayrı bir güzellik Öylesine çok sevmiştim ki onu Her fırsatta seviştik Derken başka bir kadınla daha tanıştık çok sonraları O diğerlerinin hepsinden acımasızdı O kadar ki, veda bile etmeden ayrıldı Nasıl oldu hiçbir şey anlamadım Tek bildiğim, hepsi aynı kadındı.                    

Kadir Kıymet

Resim
Ölmeden önce, Ne şiirlerim okunur Ne bana şair denir Ama bir ölmeyegöreyim Kim bilir, Belki Orhan Veli gibi Heykelim bile dikilir.                                      

Unutmuşum

Resim
Sana gelebilmek pahasına Bir kâğıt gibi Orta yerinden yırtıp attım gururumu Çapraz sorguya aldım vicdanımı Kör ışıklar altında Afili yalnızlıklarımdan geçtim Başkalaştım tereddütsüz, değiştim Aşk cümlelerini öğrettim dilime Alfabe gözetmeden Tuttuğumda üşümesin diye ellerin, Ellerime üşümeyi yasakladım soğuk günlerde Ayaklarım sokağının yolunu eskittiler Gözlerim ışımaya hazırlanırken sevincinden Evin, kapı-duvar Sen gideli çok olmuş meğer, unutmuşum.

Lan

Resim
Yıkıcı işleyişin hepsine çomak sokarken, Rüyamda, Soğuk teneşirde yenilgimi yıkıyor gassal efendi Ölüm, merhaba! Fakat etrafıma göre hava hoş Onlarca, Fark etmiyor yaşarken de Sirk hayvanı gibiydim zaten Telaş üstüne telaş Ve devamlı aba altından sopa Sanırım hırpalandıkça Gözüme sabun kaçıyor Merhaba deli çocukluğum, Beyhude yıllarım Çile, geçmişimle aramda hasarlı bir köprü. Yalnız ben ömrü hayatımda Bu kadar hatırşinas ve düşünür olmadım ki hiç Yok merhabaymış Vay beyhude yıllarımmış Seni özledim sadece Onu bilir onu söylerim Diretme yanımda ol işte olgunluğumda Yatağımdayken, Koynumdan gitmek istersen de Uyumaya yakın Bin kez daha düşün mutlu gülüşlerimizi Aklından bir sayı unut, Not tut hakkımda bildiğin ne varsa Sen yokken neler yaşamadım ki ben Bir çatıdan öleyim diye atladım, Doğdum Unuttum tanıdığım kadınların yüzlerini Ve huylarını Beş kuruş etmez ve bana ilişmez gençliğim Hatırlamıyorum her tükenişimde Kendimi nerelerde buldum Bel...